DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 27°C
Parçalı Bulutlu

Tarihçe

Molu, Kayseri’ye 19 km uzaklıkta, şehrin kuzeybatı kısmında yer alan, küçük bir köydür. Kuruluşuna dair herhangi bir bilgi mevcut değildir; bölgeyle ilgili çalışmalarda ve kaynaklarda adı az geçmektedir. Merkezden uzakta, izole bir bölgede, bir tepenin eteğine, dere kenarına kurulmuş olan köy, suyunun bolluğundan ve zengin olmasından dolayı, sakinleri tarafından ‘Küçük Mısır’ olarak da anılıyordu.

1871-1872 yılı kaynaklarına göre köyde 15 Hıristiyan (Rum) aile bulunuyordu (Elinikos Filologikos Silogos, 1871-1872: 201). 1899’da ise köyün 500 sakininden yalnızca 50 kadarını Türkçe konuşan Rumlardan oluşturuyordu (Sarantidu, 1899: 120). Köyde bir Rum okulu (pedagogio) (Elinikos Filologikos Silogos, 1871-1872: 201) ile, papazı olmayan –ve bugüne ulaşamayan–bir kilise vardı. Köyün Rum sakinleri, cehri (kırmızı boya elde edilen bir bitki) tarımıyla veya ‘arayıcılık’ yaparak, yani çöplüklerden, toprak yığınlarından ve yanmış evlerden topladıkları değerli veya yarı değerli metal eşyaları veya takıları eritip satarak geçiniyordu.

Sözlü tanıklıklara göre, Molu’nun Rum sakinleri 19. yüzyıl sonlarında başka köylere, Kayseri’ye, İncesu’ya, hatta İstanbul’a göç edip yerleşmiştir. İncesu’ya o kadar çok Molulu taşınmıştır ki, burada bir Molulu mahallesi kurulmuştur. Köyden iki-üç erkek de Endürlük’e yerleşip kendi ailelerini kurmuş, bu sülale sonraları ‘Molulu’ adını almıştır. (Renieri, 1993: 24)

Sözlü tanıklıklara göre, Molu’nun Rum Ortodoks sakinlerinin köyü terk etmelerinin nedeni, büyük ölçüde, bölgede yaşayan Türklerden gördükleri baskı ve daha iç bölgelerde başka Hıristiyan yerleşim yerlerinin olmamasıydı. O dönemde sadece bir ağanın, köyün Hıristiyan sakinlerine yardım ettiği ve dostluk gösterdiği; Hıristiyanların 1924 yılında köyden
ayrılırken, Meryem Ana’ya adanmış olan kiliseyi, depo olarak kullanması ve kesinlikle ahır yapmaması koşuluyla, bu kişiye bıraktıkları anlatılmaktadır.